En komik afiş
Pazar, Ocak 27th, 2008Evet Dünyanın en komik afişlerinden birisi, yer neresi tabiki Türkiye
Yazıda da dediği gibi okuma yazma bilmeyen bir vatandaşı nasıl yazılı bir afiş ile uyarabilirsiniz ki, enteresan…
Tags: FıkraEvet Dünyanın en komik afişlerinden birisi, yer neresi tabiki Türkiye
Yazıda da dediği gibi okuma yazma bilmeyen bir vatandaşı nasıl yazılı bir afiş ile uyarabilirsiniz ki, enteresan…
Tags: Fıkra
Vay babam vay..!
Yakışıklılara bak
3 numarayla 5 numara favorim
Adamın biri ata binmeye bayılırmış, binince de bayılmış.
Adamın biri işi başından atmış, ayağına düşmüş.
Adamın biri kazık yemiş ama tadını beğenmemiş.
Adamın biri kazık yemiş ama doymamış.
Adamın biri mahkemeye düşmüş, ayağı kırılmış.
Adamın biri köpürmüş, karısı da çamaşır yıkamış.
Adamın birinin tabağındaki yemek bitmiş, tenceredeki pire.
Adamın biri çene çalmış, karakola götürmüşler.
Adamın birini karakola g.türmüşler, karaCOLA nın tadını beğenmemiş.
Adamın biri kızmış ama ispat edememiş.
Adamın birinin gözleri dolarmış, kulakları mark.
Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit.
Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.
Adamın inadı tutmuş, bir türlü bırakmamış.
Adamın evi yanmış, odaları düz.
Adamın canı çıkmış, bi daha yerine takamamışlar.
Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
Adamın o lafa karnı tokmuş, gözü aç.
Adamın saçı kırmış, sakalı çayır.
Adam düşmüş, karısı gerçek.
Adam gülmüş, karısı lale.
Adam yatmış, karısı tekne.
Adam sinirliymiş, karısı kemikli.
Adam karısına “inek” demiş, birlikte aşağı inmişler.
Adam karısının yüzüne bakmamış, doksan dokuzuna bakmış.
Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış.
Adam kafasını toplamış, burnunu bölmüş.
Adam bol keseden atmış, dar keseden eşşek.
Adam yazmış, karısı kış.
Adam donmuş, karısı fanila.
Adam şişmiş, karısı tığ.
Adam almış, karısı mor.
Adam yaymış, karısı halter.
Adam basmış, karısı soprano.
Adam kazmış, karısı ördek.
Adam kurmuş, karısı döviz.
Adam bezmiş, karısı kumaş.
Adam çekmiş, karısı senet.
Adamın kahvesi taşmış, çayı kaya.
Adam kartmış, karısı mektup.
Adam satmış, karısı RTL.
Adamın birinin gözleri yaşlıymış , kulakları genç.
Adamın biri güneşte yandı , ayda düz.
Adamın biri yolda elli lira bulmuş ama ayaklı lira bulamamış.
Adamın birinin uykusu gelmiş içeri almamış.
Adamın birinin beli tutulmuş eli kaçmış.
Adamın birinin gözü şişti, burnu tığ.
Adamın biri televizyona çıkmış birdaha indirememişler.
Adamın biri tuvalete yapmış karısıda baloya gidememiş.
Adamın biri hakkını aramış meşkul çıkmış.
Adamın birinin kafası kızmış vücudu erkek.
Adamın birini bi gün salıvermişler; pazartesi almışlar!!
Adam karısına “inek” demiş, birlikte aşağı inmişler!!

İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara’daki babasına telefon etmiş;
- ”Baba, merhaba Ben Lale”.
- ”Ooooo Güzel kızım benim. N’abersin bakalim?”.
- ”Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla”.
- ”Hayırdır? Bi sorun’mu var?”.
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ”N’ooldu kızım? anlatsana”.
- ”Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş”.
- ”Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin’de bosaniyorsun”.
- ”Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı’ya ben onunla evlendim”.
- ”iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın”.
- ”Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış”.
- ”Püüh. Rezil… Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?”.
- ”Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını”.
- ”Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları”.
- ”Sağol baba Eeee şey bi’de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var”.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ”Kürtaj’mı? Bi’de hamile’mi kaldın o çocuktan sen?”.
- ”Aslında ondan değil… Zenci bi çocuk vardı… Zaten o yüzden ayrılıyoruz’ya”.
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ”Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara’ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını”.
- ”İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü”.
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ”Okuldan’mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle’de evlendiricem”.
- ”O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben”.
- ”Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa… kesin o zencidendir”.
- ”Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır”.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- ”Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim”.
- ”Mahmutpaşa Karakolu’ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında”.
- ”Karakol’mu? bi’de karakola’mı düştün layyynnn? Ne yaptın?”.
- ”Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy’de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse’ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım”
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ”Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım”.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- ”Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul’da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin”…

Bir Amerikalı, bir İngiliz birde Namık Kemal bir nehir kenarına tatile gitmişler. Hepsi kendinin özelliklerinden bahsediyormuş. Neyse laf dönmüş dolaşmış. Amerikalı demiş ki:
- Ben, demiş şu nehrin suyunun sıcaklığını derece kullanmadan bilirim demiş.
Neyse nehrin kenarına gelmiş pantolonunu indirmiş ve penisini çıkarmış suya sokmuş. Demişki: su 23 derece.
Sıra ingilize gelmiş o da aynı işlemi yapmış ve demiş ki : su 25 derece.
- En son sıra Namık Kemal’e gelmiş. Namık Kemal de aynen nehrin kenarına gelmiş ve pantolonunu
indirip penisini suya sokmuş. İkisinin yanına gelmiş hiç tepki yok.
Herkes bir tahmin bekliyormuş Namık Kemal’de ses yok. Meraklanmışlar ve sormuşlar:
- Senin tahmini ne demişler. Namık Kemal yanıtlamış:
- Valla demiş suyun sıcaklığını bilmem ama derinliği 60cm.’di
Erzurum?da yıllar önce yaşamış meşhur hırsızlardan biri gece vakti taş mağazalarda icrai sanat ederken, bekçi çıkagelir ve bekçi körkütük sarhoştur, kuyumcu dükkanının kepenginin kilidini demir testeresi ile kesmeye çalışan hırsıza hitaben:
?Ola neyedirsen burda
Hırsız gayet sakince cevap verir:
?Heeeçç keman çaliram
Bekçi buna ikna olmaz, ve hırsıza sorar:
?Ola! bu nasi keman ki sesi çıhmir?
Hırsız yine sakince:
?Bunun sesi sabahınan çıkar.
Der ve işine kaldığı yerden devam eder, bekçi kolay gelsin der ve oradan ayrılır, ancak ertesi sabah bekçiyi apar topar karakola getirirler, sorguya çekerler. ?senin bölgende hırsızlık olmuş nasıl haberin yok? diye sorduklarında tam ayılamamış olan bekçi hayıflanarak derki:
?Ola akşamki kemancının kemanın sesi sabahınan çıkar dediği buymuş meğer!…
Tags: FıkraHanımın biri hamur yoğurur, tavını alması için tandır başına bırakır.
Diğer işlerini görmek için odaya gider , döndüğünde bir köpegin hamurun başında olduğunu görür. Eline değnek alarak köpeği kovmaya çalışır.
Köpeğe önce bir hoşt der. Köpek kadına karşı havlayınca kadın korkar ve :
“Köpek gardaş, hoşt dediysak senin için dedıh.Hamur biraz eşgi , garnın ağırır daa!…”
Tags: Fıkra
Öğretmeni Antalya’da bir okulda orta okul son sınıfta okuyan Erzurumlu bir öğrenciyi kaldırır tahtaya ve sorar:
-Yavrum Erzurum’un bitki örtüsünü anlat bize.
Öğrenci başlar:
-”Canım çıha * Erzurum dokkuz ay gış iki ay yağmur bir ay da yazi görir görmir bidaha gışa dönir.”
Tags: FıkraIngilterede büyük camli bir binada kiminki daha büyük yarismasi yapiliyormus. Yarismaya bir ingiliz, bir alman, bir fransiz ve birde Türk yani Namık Kemal katilacaktir.Ilk olarak ingiliz sahneye çikar, seyini çikarir, sallar sallar boynuna dolar ve büyük bir alkis alir.
Alman sahneye çikar, seyini boynuna dolar sonra ip atlar büyük alkis alir.Fransiz sahneye çikar, seyini cikarir sallar, ip atlar sonrada kafasindan ayaklarina kadar sarar, büyük alkis alir.Sira Namık Kemal’dedir fakat Nam-i ortaliklarda yoktur.Herkes heycanla onu beklemektedir fakat nafile.Tam umudu kesmisken
-”sANGIIIR Camlar kirilir, Namık Kemal’in penisi.Ucundada bir not:
“TÜRKIYEDE ISIM ÇIKDI GELEMIYORUM…..”
Tags: Fıkra
Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.
Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:
- bana senmi vurdun? demiş adama.
Adam: – ben vurdum lan ne olacak demiş.
Hoca: – sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş
Adam: – ciddi vurdum napacan?!
Hoca: – Aman aman, öyle olsun… Çünkü el kol şakasından hiç hoşlanmam da …